Untitled web-page
Türkçemize Sahip Çıkalım/Sırası Geldikçe
Üniversitede okuduğum bölüm olan dilbilimi ve edebiyat (filoloji) eğitimi dolayısıyla her gittiğim yerde, yolda, belde ister istemez yazılara, tabelalara gözüm takılır. Öyle yanlış yazılar görürüm ki, bazen güler, bazen de üzülürüm..
Hani internette dolaşan “Yurdum İnsanı” mailleri var ya, onlar gerçekten doğru.!
Sabahları mutlaka kahvaltı için pasta, börek almışsınızdır. Hiç dikkat ettiniz mi “poğaça” kelimesinin yazılımına?
Doğru yazılan bir ya da iki iş yeri vardır. Doğru yazılımı “poğaça” olmasına rağmen, birçok iş yerinde “pooça”, “pohaça” gibi daha bir çok şekilde yazılan yerler var.. Bir türlü doğrusunu tutturamadılar.
Bir yerde görmüştüm, dükkanın camına beyaz bir kağıtta bir yazı asmışlar. Yazı aynen şöyle idi:” Vaylis vardır.” Hani son günlerde w,x,q harfleriyle ilgili tartışmalar var ya. Alfabemiz de olmamasına rağmen, teknolojik terim olarak dilimize yerleşmiş durum da zaten… Alfabemizde w harfi olmadığı için “wireless” kelimesinin Türkçe karşılığı olan “kablosuz bağlantı” kullanılması gerek. Günlük konuşma dilinde sorun yok diyelim, ama yazı dilinde bu kelimeyi Türkçe metin içinde İngilizce yazılımıyla yazdığımız zaman, zaten w harfi yazı dilimizde kullanılıyor demektir.
Buna benzer bir çok örnek var tabi ki.. Wisky, nescafe, sprite, ice-tea, part-time, coca-cola vb gibi bir çok yabancı kökenli kelimenin yazılımı farklı, okunuşu farklı.. Yabancı dil bilmeyen kişiler doğal olarak kulaktan duyduğu gibi yazıyor ya da söylüyorlar bu kelimeleri ve de ortaya çok traji-komik görüntüler çıkıyor.
Ülkemizde herkes yabancı dil bilmiyor ki. Bu kelimelerin Türkçe karşılığını bulmadan doğrudan dilimize katarsak durum böyle olur. Kendi dilimizdeki kelimeleri bile düzgün yazamayan insanlarımızın olduğunu da düşünürsek, dilimiz nasıl bir yozlaşma içinde olduğu ortada..
Msn dili de Türkçemizi çok kötü yönde etkiliyor. İyi yerine “ii”, tamam yerine ”taam” gibi yazılıyor.
Kelimeleri tam ve doğru telaffuz etmeli ve de imla kuralına göre yazamaya çalışmalıyız, imkanlarımız zorlayalım, bilmediğimizi öğrenelim.. Türkçe bizim dilimiz, ana dilimiz… Birlik ve beraberliğimizin simgesi, koruyucusu, gelecek nesillere ana dilimizi eksiksiz ve katışıksız aktarmak bizlerin yegane görevidir.
Türkçemize sahip çıkalım..!
Türkçemizin bir eksiği yok ki, neden başka dillere özenti duyalım. Dünyada en çok konuşulan yabancı dil İngilizce olabilir ama Türkçe’yi ana dil olarak konuşanların sayısını biliyor musunuz?? Anadolu, Kıbrıs, Balkanlar, Türki Cumhuriyetler ve de Avrupa da yaşayan vatandaşlarımız.. Hesabını siz yapın..
Üniversitedeki Dilbilimi dersi hocamız bize hep şunu derdi: “Eğer ki yabancı dil öğrenmek istiyorsanız, öncelikle anadilinizi tam olarak öğrenmeniz gerekli..”
11.- 12. yüzyılda yaşamış ozanlarımızın yazdığı şiirleri bir kere daha okuyalım, kullandıkları o saf, temiz Türkçeyi inceleyelim. Bugün bile yazdıklarını okuyup anlayabiliyorsak, durup biraz düşünmek gerek..Yunus Emre, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Pir Sultan ve daha niceleri..
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır
Okumaktan mani ne, kişi Hakkı bilmektir
Çün okudun bilemedin, ha bir kuru emektir
Yunus Emre
Sema Çaçık 2009-10-08 01:33:10
Yorumlarınız için e-posta adresimiz : bizzmedya@bizzmedya.com
|